İştahsız Çocuk

Bazı Kadınların Sütü Az Mı Olur?

Soru :

Bebeğim şimdi beş haftalık. Eşimle emzirmem konusunda bazı problemler yaşıyoruz. Anne sütü vermek istememe rağmen başaramadım. Sütüm geç geldi. Mememde hiç dolgunluk olmadı. Elektrik pompasıyla sağmaya çalıştım. İki saatte bir emzirdim. Bu arada bebeğimiz hemen hemen hiç kilo almadı. İki saatten daha çok asla uyumuyor. Çok ağlayan mutsuz bir bebek oldu. Eşim sonunda isyan etti. Biberonla beslemem gerektiğini düşünüyor ve beni zorluyor. Benim sütüm olmayacak mı?

Cevap :

Bebeğini kendi sütüyle beslemek isteyip de bunu başaramayan her anne çok üzülür. Hem arzu edilen sonuca ulaşılamamıştır hem de bu arada anneyi ruhsal olarak yıpratan bir süreç yoğun olarak yaşanmıştır. Bu olumsuzlukları yaşayan annelerin üzüntüsüne katılmamak bir hekim olarak mümkün değil... Ancak bu durum neyse ki çok sık yaşanmaz. Bu nedenle sorun, bireysel olarak ele alınmalı ve kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Anne sütüyle ilgilenenler, anne sütünün yetersizliğinden veya olasılığından çok hoşlanmazlar. Nadir de olsa anne sütünün üretiminde sıkıntı yaşandığını kabul etmek gerekir. Ancak burada mutlaka buna neden olan bir sorun vardır. "Bazı kadınların sütü olmaz" yaklaşımı asla doğru değildir ve geçerli olamaz. Bu yanlış bir önyargıdır. Aşağıda annenin bebeğini emzirememesine neden olan sık karşılaşılan sorunlar özetlenmiştir.

- Bebeğin emzirilme sıklığı ve emzirme süresi çok önemlidir. Özellikle ilk günlerde ve ilk ay içinde bebeğin ağlaması için bir başka neden yoksa, bebek her ağladığında emzirilmelidir. Anne sütü üretimini mümkün kılan mekanizmalar (refleksler), bebek emdikçe meme başından ortaya çıkan uyarılarla çalışmaya başlar. Bu nedenle ilk altı hafta içinde bebeğin günde en az 12 defa (iki saatte bir) emzirilmesi doğru olur. Genellikle bebeğin bir memeyi emdikten sonra emdiği memeyi, kendiliğinde kendi isteği ile bırakması tercih edilir. Buna rağmen eğer bebek, emmeye devam etmek istediğini hissettiriyorsa, annenin diğer memesini emmelidir.

- Ancak bazı durumda bebekler annelerinin bir memesini çok uzun süre emebilirler. Bu süre, 30-40 dakikaya kadar uzayabilir. Anne bu nedenle meme başında bazı sıkıntılar yaşıyor ise, emzirme süresi 20 dakikadan kısa olmamak koşulu ile kısaltılabilir. Ama araştırmalar sonucunda öğrenilenler doğrultusunda, bebeğin emme süresinin kısıtlanması çok tercih edilen uygulama değildir.

- Yanlış olan bir başka nokta da, sütleri geç gelen annelerin kendi sütleri ile ilgili olarak yetersiz olacağı şeklinde düşünce geliştirmeleridir. Bu doğru değildir. Sütü gelen annenin memesinde üretilen ilk süt çok özeldir. Bu süte "kolostrum" adı verilir ve bu sütün miktarı çok azdır. Memede kolostrumdan sonra "olgun (matür) süt" üretilinceye kadar geçen süre içinde üretilen süte ise "geçiş sütü" adı verilir. Bu dönemin süresi her kadında farklıdır. Bu nedenle gecikmesi halinde annenin süt üretmediğini veya üretemeyeceğini düşünmesi yanlıştır.

- Bebeğin anne memesini emerken aldığı pozisyon da anne sütü üretiminde üzerinde durulması gereken çok önemli bir konudur. Bebeğin emerken anne memesi ile ilişkisi çok önemlidir. Bu pozisyonda yapılacak küçük hatalar sonucunda meme başında gelişen tahriş ve çatlaklar nedeniyle emzirme ve süt üretme arasındaki uyum ve düzen bozulur. Bu nedenle yaşanan pek çok sorun yüzünden anne sonuçta bebeğini emzirmede başarılı olamaz. Bebeğin emzirilmek amacıyla kucağa alınmasına halk arasında "memeye tutma" adı verilir. Bunun doğru öğrenilmesi ve uygulanması son derece önemlidir (Resim-35).



Resim - 35: Annenin yeni doğan bebeği memeye tutması

- Ortaya çıkan tahriş veya çatlak geçicidir. Ama bu dönemde bebeğin emzirilememesi ve sütün kesilmesine neden olan bütün olumsuzluklar bununla başlar. Sonuçta bebek emzirilemez. Arzu edilmediği halde biberonla beslenmeye geçilir.

- Bebeğin memeyi emmedeki becerisi ve başarısı da anne sütünün bol olmasında önemli bir etmendir. Annenin bebeğini uzun süre bol süt üreterek başarıyla emzirebilmesi için, bebeğin de katkısı gereklidir. Bu nedenle bebeğin emmesi çok kıymetlidir. Değişik nedenlerle memeyi güçlü ememeyen bebeklerin anneleri daha az ve daha kısa süre emzirmek zorunda kalırlar. Annenin bol süt üretmesi ile ilgili uyarının, bebek tarafından meme başının emilmesi ile verildiği gerçeği göz önünde tutulacak olursa, bebeğin annesini güçlü emdiği durumda bu uyarının da daha etkin olacağı kolayca anlaşılır.

- Bazı durumda bebeğin anatomik sorunları da emzirmeye engel olur ve bebek annesi tarafından arzu edildiği kadar emzirilemez. Burada en sık görülen sorun da "frenulum"un kısa olmasıdır. Frenuluma halk arasında "dil bağı" adı verilir. Bu konudan şüphe edildiği takdirde bir hekime danışılmasında fayda vardır. Ancak genellikle bu gözden kaçar ve bebeğin nedensiz olarak ememediğine karar verilir.

- Annenin doğum sonu kanaması şiddetli olur ve uzun sürerse, bu da annenin emzirme performansını olumsuz yönde etkiler.

- Annenin daha önce geçirmiş olduğu meme cerrahisi ile ilgili işlemler, emzirmeye engel teşkil etmeseler de az ya da çok sonucu ve başarıyı etkiyebilir.

- "Memenin süt bezi yapısındaki yetersizlik", tıbbi olarak varlığı bilinen bir durumdur. Çok nadir görülür. Burada sorun anne memesinin bez yapısının yetersiz oluşudur. Bu nedenle de söz konusu memede süt üretimi her şey yolunda olsa da başarılamaz. Bu durumun genellikle tek taraflı görülmesi rahatlatıcıdır. Ancak nadiren çift taraflı da olabilir.

Sebep ne olursa olsun eğer anne sütünün az olduğunu ve bebeğini yeterli emziremediğini düşünüyor ise, bebeğin idrar çıkışını, kilo artışını ve bebekte susuzluk belirtisi gelişip gelişmediğini takip etmelidir. Konu mutlaka bir hekime danışılmalı, gereksiz yere biberon maması başlanmamalıdır.

<< Geri
 
Çocuk Gastro Hastalıkları
 
 
 
 
Unutulan Besin Ögesi
Bitkilerin, sebze ve meyvelerin mide-bağırsak sistemi salgıları ile sindirilemeyen ve vücutta bir veya daha fazla sayıda fizyolojik...
Bebegim Su içmelisin
Her canlı için su yaşamsal bir besin ögesidir. Çünkü her canlı susuzluğa ancak kısa bir süre dayanır. Ancak insanlar için sadece...
Sağlık için Prebiyotik / Probiyotik
Prebiyotikler, yiyeceklerin emilmeyen ancak konakçının lehine bazı bakterilerin büyümesini ve/veya aktivitesini olumlu etkileyen..
Kemik Sağlığı
Doğumdan 18 yaşına kadar en önemli biyolojik süreç, büyümedir. Kalsiyum bu süreçte elzemdir. Kemikte minerallerin...
   
Ergenlikte Beslenme
Ergenlik yaş grubu çok özel dinamikleri olan çok önemli bir yaş grubudur. Ergenler dünya nüfusunun % 19’unu oluştururlar. Bugün , 10-19 yaşında 1200 milyon çocuk, yarın 1200..
Vitaminler / Mineraller
Amerikan Pediatri Akademisi başlıca iki durumda rutin vitamin kullanılmasını önermektedir. Yeni doğan bebeğin Vit K ihtiyacının...
   
Kahvalti etmek neden önemlidir?
Kahvalti, günün erken saatlerinde gerçeklestirilen ve kendine özgü besinler tüketilen ilk ögündür. Kahvaltida yenilen besinler toplumlara göre ...
Beslenme ve Okul Başarısı
Çocuklarımızı nasıl beslersek okul başarıları artar ? Çocuklarımızdan her zaman, her alanda başarı bekliyoruz. Önce kreste başlıyor...

 
Güncel Makaleler
KİTAPLAR