İştahsız Çocuk

Dilleri Olsaydı

Bir defa daha biz bize.

Sevgili Anneler,

"İlk defa biz bize." dediğim ilk kitabımdan, ilk heyecanımdan bu yana yıllar geçti. Yine yepyeni bir heyecanla sizlerle birlikteyim.

Her yeni başlangıç gibi elinizde tuttuğunuz bu kitap da mutlu ediyor beni. Sizlere ihtiyaç duyduğunuz konuda bilgimle ulaşabilmemi sağladığı için seviyorum onu. Sizlere ihtiyaç duyduğunuz anda elimi uzatabildiğim için de seviyorum. Ama ile de küçücüklerimizin dili olabildiğim için seviyorum bu kitabımı.

Bu kitapta da yine sizler varsınız. Bebeklerinizle birlikte bana öğrettiklerinizi size iletiyorum. Anne olmak ciddi bir iş. Hem de çok ciddi. İşte bu tarafından yaklaşınca zaman zaman duymuyoruz, duyamıyoruz çocuklarımızın sessiz avazlarla ilettiklerini, iletmek istediklerini.

Uzaklardan yansıyan sesleri her zaman kelimeleşmiyor bizde. Ama birisinin onları duyması gerek diye düşündüm. Daha doğrusu onları duyan biri olmalı diye düşündüm. Daha dikkatli baktık birbirimize. Dillerimizle değil gözlerimizle konuştuk onlarla. Kulağımla değil yüreğimle dinledim onları. Anlamadıklarım oldu, bilgiyle tercüme ettim sizler için. Sonuçta onları biraz daha anlamanız için, onların duyuramadıklarını size iletmek için bu kitabı yazdım. Umarım sağlıklı, mutlu ve huzurlu anneler ve bebekler için yardımcı bir kaynak olur.

Daha iyi anlayıp daya iyi anlaşıldığımız bir dünya dileğiyle.

Prof. Dr. Benal Büyükgebiz

"Dilleri Olsaydı." İştahsız Çocuklar Neden Yemiyorlar

47 Yayıncılık, 2010



Bu nasıl süt?

Annem çok üzülüyor. Hem de çok üzülüyor.

Bunu çok iyi biliyorum.

Artık şarkı söylemiyor.

Daha önceleri şarkılar söylerdi bana...

Şarkılar. Yumuşacık sesiyle, güzel şarkılar.

Galiba mutluydu.

Benim de çok hoşuma gidiyordu tabii.

Çok güzel bir şey onun kucağında olmak.

Hep beni kucağına alsın istiyorum.

Sütümü de kucağında emiyorum zaten.

Bir de şarkı söyleyince... Çok ama çok güzel oluyor.



Sonra bu şarkılar bitti. Şarkı söylemez oldu.

Şarkı söylemiyordu ama benimle konuşuyordu. Sürekli konuşuyordu.

Hem emziriyor hem de konuşuyordu.

Beni ne çok sevdiğini söylüyordu.

Ben büyüyünce, bana ciciler alacakmış.

Neler neler alacakmış. Bana cici elbiseler de alacakmış.

Ben sütümü içiyordum.

Mis gibi. Annem gibi.



Ama sonra bu da değişti.

Şimdi bana hep "daha çok em" diyor. "Daha çok emmelisin" diyor.

Beni daha çok emzirmek istiyormuş. Bir de bana soruyor. Yani bazen.

"Neden emmiyorsun bebeğim?" diyor.

Evet, artık süt emmek istemiyorum.

Emiyorum biraz. Çok emmek istemiyorum. Annem anladı bunu.

Ama neden emmek istemediğimi anlamadı.

Anlayamıyor. Ben biliyorum. Biliyorum ama diyemiyorum ki.



Annem sütünü çok seviyor. Çok faydalıymış.

Tamam anladım, içiyorum ya zaten. Ne var bunda ağlayacak?

Ağladı, evet dün ağladı. Çok iyi gördüm. Ben kucağındaydım.

Evet, dün ben kucağındayken ağladı.

Onu çok üzdüğümü de söyledi bana.



Anneannem de üzülüyor.

O hem bana hem de anneme üzülüyormuş.

Bu işler çok karışık. Anlayamıyorum.



Doktor teyzeye gittik bu sabah. Orada da üzüldü annem.

Doktor teyze hiç büyümediğimi söyledi.

Boyum uzamış ama kilo almamışım. Annem bunu duyunca başladı ağlamaya.

Hatta "Çok çaresizim" dedi.



Herkes şaşırıyor bana.

İki ay güzel emmişim, güzel kilo almışım.

Sorun şimdi neden emmek istemediğimmiş.

Bunu çözemiyorlarmış. Ama ille de emmem gerekiyormuş.

Mama da içebilirmişim ama daha çok küçükmüşüm.

Annemin sütü de çok bolmuş. O kadar çokmuş ki annem sütü, torbalara koyup saklayacakmış.

Ama ben istemiyorum ki o sütü içmeyi.

Evet istemiyorum. Çok acıkınca biraz içiyorum tabii.

Ama azıcık içince doyuyorum ya biraz, tamam oluyor.

Artık daha fazla içmek istemiyorum.

Annemin memesini dilimle itiyorum.

Ağzımdan çıkarıyorum.

Sütler akıyor boynuma. Hiç hoşlanmıyorum.

Islanıyorum. Kötü. Çok kötü, çok.



Annem zorluyor beni.

Ağzıma sokmaya çalışıyor memesini. Başımı çeviriyorum.

Ama yine zorluyor beni. Başımı da çekiyorum geriye doğru.

Beni çok zorluyor ama.

Bu sabah elimle de ittim memesini.

Çok üzüldü annem. Ağladı, ağladı.

Galiba, artık bana kızmaya başladı.

"Oooffff, oooffff be kızım!" dedi.



Aslında önce her şey çok iyiydi.

Ne çok iyiydi hem de...

Annemi seviyordum, sütümü seviyordum.

Annemin kucağında olmayı seviyordum. Annemim kokusunu seviyordum.

Misss gibiydi...



Annem hep mis gibi.

Ama sütü eskisi gibi değil.

Bir gün sütümün kokusu değişti. Önce çok zor oldu bu sütü içmek ama daha sonra buna da alıştım.

Sonra tadı değişti. Ben de bu tadı sevmiyorum işte.

Ağzımın içi bir tuhaf oluyor. Kötü de kokuyor.

Annem gibi kokmuyor...

Çaresiz biraz içiyorum tabii. Ama sonra artık içmek istemiyorum.



Önce ben de anlamadım tabii, neden böyle oldu?

Ama sonra anlamaya başladım. O ise hala anlamadı...



Annem beni bir gün bir yere götürdü. Annemin doktoruymuş.

Annem "el öpmeye geldik ama ben de çok halsizim" dedi.

Annemin rengi de solukmuş.

Benim annem beyaz yüzlü bir melek.

Hem melek hem de beyaz yüzlü...

O da ona bir ilaç verdi. Annem kansız kalmış?



İşte ne olduysa o günden sonra oldu.

Annemin sütü değişti. Tadı çok kötü oldu.

Sevmiyorum. İçmiyorum.

Ben içmediğim için annem çok üzülüyor.

Ama çoook üzülüyor. Ben de büyüyemiyorum.

Ben bunları biliyorum.

Ama diyemiyorum.



<< Geri

 
Çocuk Gastro Hastalıkları
 
 
 
 
Unutulan Besin Ögesi
Bitkilerin, sebze ve meyvelerin mide-bağırsak sistemi salgıları ile sindirilemeyen ve vücutta bir veya daha fazla sayıda fizyolojik...
Bebegim Su içmelisin
Her canlı için su yaşamsal bir besin ögesidir. Çünkü her canlı susuzluğa ancak kısa bir süre dayanır. Ancak insanlar için sadece...
Sağlık için Prebiyotik / Probiyotik
Prebiyotikler, yiyeceklerin emilmeyen ancak konakçının lehine bazı bakterilerin büyümesini ve/veya aktivitesini olumlu etkileyen..
Kemik Sağlığı
Doğumdan 18 yaşına kadar en önemli biyolojik süreç, büyümedir. Kalsiyum bu süreçte elzemdir. Kemikte minerallerin...
   
Ergenlikte Beslenme
Ergenlik yaş grubu çok özel dinamikleri olan çok önemli bir yaş grubudur. Ergenler dünya nüfusunun % 19’unu oluştururlar. Bugün , 10-19 yaşında 1200 milyon çocuk, yarın 1200..
Vitaminler / Mineraller
Amerikan Pediatri Akademisi başlıca iki durumda rutin vitamin kullanılmasını önermektedir. Yeni doğan bebeğin Vit K ihtiyacının...
   
Kahvalti etmek neden önemlidir?
Kahvalti, günün erken saatlerinde gerçeklestirilen ve kendine özgü besinler tüketilen ilk ögündür. Kahvaltida yenilen besinler toplumlara göre ...
Beslenme ve Okul Başarısı
Çocuklarımızı nasıl beslersek okul başarıları artar ? Çocuklarımızdan her zaman, her alanda başarı bekliyoruz. Önce kreste başlıyor...

 
Güncel Makaleler
KİTAPLAR