İştahsız Çocuk

ULAŞAMADIKLARIMIZ: ERGENLİKTE BESLENME

Ergenlik Döneminde Beslenme Hakkında Her Şey

Ergenlik yaş grubu çok özel dinamikleri olan çok önemli bir yaş grubudur. Ergenler dünya nüfusunun % 19'unu oluştururlar. Bugün, 10-19 yaşında 1200 milyon çocuk, yarın 1200 milyon erişkin demektir.

İhmal edilmiş bir grup mudurlar?

Ulaşılması zor bir yaş grubu olduğu söylenebilir. Bu dönemde yaşanan psiko-sosyal değişimler bu yaş grubunu ulaşılması zor kılmaktadır.

Ergenlik yaş grubunda ne gibi değişimler yaşanır?

En önemli değişimler bedensel özelliklerinde yaşanır. Ergenler bu dönemde erişkin vücut ağırlığının % 50'sini, erişkin boy uzunluğunun % 20-25'ini, erişkin iskelet kitlesinin % 50'sini edinirler. Bunun yanı sıra, endokrin ve psiko-sosyal değişimle, çocuk iken erişkin olmayı başarırlar!!!

Ergenlik yaş grubunda gerçekleşen süreçler:

Ergenlik döneminde yaşanan süreçlerden biri biyolojik değişimdir. Biyolojik değişim, büyüme ve puberte olarak yaşanır. Diğer süreçler ise entelektüel, psikolojik, sosyal gelişim ve bütünleşmedir.

Ergenlik yaş grubunda büyüme:

Ergenlerin bu dönemde boy uzunluğu artar. Vücut ağırlığı artar. Kas kitlesi artar. Deri altı yağ dokusu cinsiyete bağlı olarak artar veya azalır. Kızlarda deri altı yağ dokusu artarken erkeklerde azalır. Kemik kitlesi artar. Bu dönemde yetersiz beslenme durumunda boy kısalığı, ergenliğin başlama yaşında gecikme ve olgunlaşma sürecinin hızında yavaşlama ortaya çıkar. Ergenlik döneminde enerji ve besin ihtiyacını belirleyen faktörler cinsiyet, yaş, pubertal gelişme aşaması, vücut kompozisyonu, fizik aktivite ve yaşam tarzıdır.

Ergenlik yaş grubunda besin ihtiyaçları:

Ergenlik yaş grubunda büyüme hızlandığı için protein ve enerji ihtiyaçları başta olmak üzere tüm mineral ve vitamin ihtiyaçları da artar. Doku sentezi arttığı için folik asit - Vit B12, doku ve iskelet büyümesi arttığı için Vit B6, Vit D, yeni hücrelerin fonksiyonları için Vit A-C-E, kalori ihtiyacının artması nedeniyle de (metabolize edielbilmesi için) tiamin, riboflavin ve niasin ihtiyaçlarındaki artış uygun beslenme ve/veya besin takviyeleri ile karşılanmalıdır.

Ergenlik yaş grubunda ergenlerin genel beslenme özellikleri nelerdir?

Genel olarak erkeklerin diyetleri zenginleşir, kızların diyetleri fakirleşir. Kalsiyum, demir ve çinko alımları belirgin derecede azalır. Vit A, Vit C, Vit B6, ve folik asit alımları düşüktür. Yetersiz ve dengesiz beslenirler. Yapılan bir araştırmada 11-15 yaş grubunda çocukların diyetleri incelenmiş; yağ, protein, karbonhidrat, lif, kalsiyum ve magnezyum tüketimleri önerilen değerlerin altında bulunmuştur. Bir başka çalışmada da ergenlerin % 33'ünün diyetle aldığı Vit A, E, kalsiyum ve çinko miktarı önerilen değerlerin %75'inden az bulunmuştur. Genel olarak yağlı ve tuzlu beslenirler. Doymuş yağdan zengin beslenirler. Çok az meyve ve sebze tüketirler. Çok az kalsiyum alırlar. Süt ve sütlü besinlerin tüketimi çok azalır. Bir araştırma da 8-10. sınıf öğrencilerinin % 50'sinin günde üç defadan fazla abur-cubur yediği, % 41'inin sebze yemediği, % 42'sinin meyve yemediği sadece % 20'sinin günde beş porsiyon sebze-meyve tükettiği , % 50.8'inin ise günde bir porsiyondan meyve+sebze tükettiği ortaya konmuştur.

Ergenlik yaş grubunda sağlık sorunları:

En sık görülen sağlık sorunları büyüme geriliği, sıskalık, kansızlık (demir eksikliği), gürbüzlük, yeme bozuklukları, sağlıksız kilo verme eğilimi, çinko ve kalsiyum eksikliğidir. Zayıflık kızlarda daha fazla, boy kısalığı ise erkeklerde daha fazla bulunmuştur.

Beslenme yetersizliğinin etkileri:

Ergenlik yaş grubunda uzun süreli beslenme yetersizliği algılama, okul performansı, öğrenme ve konsantrasyon kaybına yol açtığı bilinmektedir. Sık enfeksiyon geçirme riskini arttırır. Beslenme yetersizliği olanların okula gidemediği günler daha fazladır. Düşük enerji ve fizik aktivite, gecikmiş ve yetersiz büyüme-gelişme, gelişme sürecinde gecikme ve yavaşlama belirgindir.

Ergenlik döneminde beslenme yetersizliği ve hızlı büyüme:

Ergenlik döneminde boy uzama hızı artar. Kronik beslenme yetersizliği derecesi düzelse de, genetik potansiyele uygun büyüme tamamlanmış olmaz!!! Bu dönemde büyüme hızı beslenme yetersizliğinin ağırlığı, süresi ve adet görme ile yakından ilişkilidir.

Ergenlik yaş grubunda demir eksikliği:

Demir eksikliği bu yaş grubunda yorgunluk, dikkat süresinde kısalma, çalışma kapasitesinde düşüklük, enfeksiyonlara yatkınlık, zihinsel performans düşüklüğü ile seyreder. Ergenlikte demir dengesini belirleyen faktörler,

a.diyetle alınan demirin miktarı
b. vücut tarafından kullanılabilirliği
c.büyüme hızı
d.demir kayıplarıdır.

Ergenlikte kan hacmi artar. Bu nedenle de hemoglobin sentezi artar. Aynı zamanda kas kitlesi de artar ve bu da kasta demir içeren maddelerin (myoglobin) sentezinin artmasını gerektirir. Erkeklerde yağsız vücut kitlesi daha fazladır. Bu nedenle de erkeklerde büyüme için gerekli demir ihtiyacı daha fazladır. Diğer taraftan ergen kızlarda demir kaybı da belirgin derecede artar. Sürdürülen beslenmeyi desteklemek amacıyla demir ve mineral takviyesi kullanılmalıdır.

Ergenlik yaş grubunda diyet özellikleri ve demir:

Yapılan çalışmalar ergenlerin yiyecek alışkanlıkları ve tercihleri nedeniyle süt ve süt ürünlerini az tükettiklerini, vejeteryanlık eğilimi gösterdiklerini, "fast food" tüketimlerinin arttığını, sık sık atıştırmalık yediklerini bu nedenle de demir alımlarının çok azaldığını göstermektedir. Kızların % 80'i, erkeklerin % 75'i günde alması gereken 18 mg'dan daha az demir almaktadır. Erkeklerde demir eksikliği geçici bir süre söz konusu olur ve büyüme hızı azalınca kansızlık sıklığı azalır.

Kızlarda ise süreç içinde demir eksikline bağlı kansızlık görülme sıklığı artar. Bunun en önemli nedeni de başlayan kanamalar ve diyetle yetersiz demir alımıdır. Adölesan gebeliği de riski arttırır. Klinik belirti vermeyen Vit A eksikliği olanlarda ve aktif spor yapan ergenlerde de görülme sıklığı yüksektir. Ergenlik yaş grubunda sürdürülen beslenmeyi desteklemek amacıyla multi-vitamin ve mineral destek ürünleri kullanılmalıdır.

Ergenlik yaş grubunda kalsiyum eksikliği:

Osteoporoz, kemik kırılganlığında artma ve kırıklara yatkınlık ile seyreden, düşük kemik kitlesi ve kemikte yapısal bozulma ile karakterize sistemik bir kemik hastalığıdır. Kemikte mineral yoğunluğu belirgin derecede azalır. Ortaya çıkışı 50 yaş sonrasına denk gelse de önlemek için yapılabilecekler ergenlik yaş grubundadır. Nedeni de erişilebilecek maksimum kemik kitlesine ergenlik döneminde büyük ölçüde ulaşılmasıdır. Edinilen maksimum kemik kitlesine etkili faktörler

1. Genetik (% 60-80)

2. Çevresel faktörler (% 20-40) olarak gruplandırılır.

Genetik faktörler değiştirilemezler. Ancak çevresel faktörler (en önemlileri beslenme-kalsiyum alımı ve spordur ) değiştirilebilir. Osteoporozdan korunmak için yapılabilecekler de bu grup içindedir. Kemik kitlesinin büyük kısmı ilk 20 yıl içinde kazanılır. Anne karnında başlayan dönemden itibaren ergenliğe kadar yavaş ve düzenli artış ile ergenlikte kemik kitlesinin % 60'ına ulaşılır. 30 y. kadar kemik yoğunluğunda hafif artış devam eder. 30 yaşından sonra engel olunamayan kemik kaybı başlar. 11-24 yaş grubunda 1200-1500 mg kalsiyum / gün alınması önerilmektedir. Genetik olarak belirlenmiş maksimum kemik kitlesine ulaşılması için gereken kalsiyum alımı ile diyetle alınan kalsiyum arasında belirgin fark vardır. Kalsiyum takviyesi bu nedenle çok önemlidir. Özellikle kızlarda 10-17 yaş grubunda kalsiyum alımı azalır. Kızlar günde ortalama 780-820 mg, erkekler ise günde ortalama 800-920 mg kalsiyum alırlar. Yapılan çalışmalar süt ve süt ürünleri tüketenlerde kemik mineral yoğunluğunun daha yüksek olduğunu göstermektedir. Kalsiyum takviyesi kullanılması ihmal edilmemelidir. Yine araştırmalar menopoz sonrasında kemik kaybının ergenlikte kalsiyum alımı az olanlarda daha fazla olduğunu göstermiştir. Ergenlik yaş grubunda artan meşrubat tüketimi de kalsiyum alımı üzerinde olumsuz etki yapar. Ayrıca kafeinli içeceklerin kalsiyum atılımını arttırması nedeniyle de negatif kalsiyum dengesi gelişir. Benzer şekilde ergenlikte azalan meyve-sebze tüketimi de kemik sağlığını olumsuz etkiler. Araştırmalar günde üç porsiyondan az sebze-meyve tüketenlerde idrarla kalsiyum atılımının fazla olduğunu göstermektedir.

Ergenlik döneminde çinko:

Çinko elzem bir mineraldir. Vücutta 100'den fazla enzimin yapısında bulunur. İmmün sistem, yara iyileşmesi, tat ve koku duyusunun algılanması, DNA sentezi, normal büyüme ve gelişme için gereklidir. Gebelikte, çocuklukta ve ergenlikte çinko ihtiyaçları yüksektir. Çinko eksikliği riski yüksektir.

Ergenlik yaş grubunda nütrisyonel riskler:

Ergenlikte beslenmeyi olumsu etkileyen risk faktörleri çok fazladır. Büyüme-gelişmenin hızlanması, nutrisyonel ihtiyaçlarda artma, adet görme, hızlı büyüme, demir ihtiyacında artma, artan fizik aktivite-spor, enerji ihtiyacında artma, stetik kaygılar, d iyet ve uygun olmayan kilo verme yöntemleri, psikolojik baskılar ve olumsuz etkilere açık olma ergenlerin beslenmesinde risk yaratan faktörlerdir. Kimlik arayışı, bağımsızlık savaşı, kabul görme mücadelesi, estetik kaygılar, toplum baskısı, sağlıklı olma bilincinde yetersizlik ergenlerin beslenmesini olumsuz etkileyen psiko-sosyal faktörlerdir.

Ergenlerin beslenme alışkanlıkları ve tercihleri:

1. Beslenme özgürlükleri artar.

2. Tercihlerini uygulama otonomileri artar.
3. Yemek tercihlerine psiko-sosyal faktörler etkilidir.
4. Ev dışında(denetim-gözetim) öğün sayısı artar.
5. Öğün atlama artar.
6. Öğün dışı atıştırma eğilimleri artar
7. "fast food" tercihleri artar.
En önemli nedenleri endüstrileşme, yaygınlık, yerel beslenme alışkanlıklarına adaptasyon, globalizasyon, popülerlik, kolay ulaşılırlık ve yenebilirlik, lezzetli olması, arkadaşlarla birlikte yenmeye uygun olması, fiyatlarının uygunluğu, boş vakit yaratmaya uygun olması sayılabilir. Çok yüksek kalorili, doymuş yağdan zengin, proteinden zengin, sodyumdan zengin, Vit A ve kalsiyumdan fakir, lif içeriği düşüktür. Sivilce ve obezite için risk oluşturur. Meşrubatla birlikte yenir ve bu nedenle de kalori alımını arttırır, süt içmeye engel olur.
8. Kahvaltı etmeme eğilimleri artar. Kahvaltının atlanması problem çözme yeteneği azaltır. Beslenme yetersizliği için risk faktörüdür. Bu uygulamada 11 yaş altı ve üstünde belirgin derecede artış vardır.
9. Meşrubat tüketimleri fazladır.
10. Atıştırmalık tüketimine eğilimleri vardır. Bu nedenle enerjiden zengin ama tek yönlü besin tüketimleri artar. Obezite gelişimi için risk oluşturur. Yapılan çalışmada 8-18 yaş grubunda günlük enerji alımının ortalama %30'unu oluşturduğu görülmüştür. Günlük tüketilen yağ/şekerlerin oranı artmış, protein ve lif alımı azalmış olarak belirlenmiştir. Vit A-B6-folat-Ca-Mg-Demir-Çinko alımları düşük bulunmuştur.
11. Düzensiz beslenirler.
12. Sebze - meyve -süt tüketimleri azalır.
13. Diyet uygulamaları artar (yanlış diyetler). 736 öğrenci ile gerçekleştirilen çalışmada diyet yapanların oranı % 10.5 (% 13.9 K / % 8.2) bulunmuştur.
Kendi isteği ile diyet yapanların oranı % 83.1'dir. Diyet yapanların % 70.1'i K/ % 29.9; kızların % 14.2'si erkeklerin % 7.4'ü diyet yapıyor bulunmuştur. Diyet özelliklerinin dağılımında ise, % 6.6'sı doktor nezaretinde % 2.2'si diyetisyen ile birlikte % 71.4'si kendi bildiği gibi diyet yapmaktadır.

Sağlıklı yiyeceklerin özellikleri:
1. Besin değerleri yüksektir.
2. Aile bireyleri ile birlikte yenir.
3. Hazırlamak zaman alır.
4. Eğlenceli değildir. Bu nedenle ergenler tarafında tercih edilmezler.

Ergenlik yaş grubunda nürisyonel riskli gruplar:

1. Diyet yapanlar
2. Uygun olmayan yollarla zayıflamaya çalışanlar
3. Yemek yeme bozukluğu olanlar
4. Ergen gebeler
5. Performans sporcuları
6.Ergen vejeteryanlar
7. Obezler olarak sıralanabilir.

Ergenlik yaş grubunda diyet yapanlar:

Amaç genellikle kilo vermek, yağ dokusunu azaltmak, estetik kaygılar-güzellik anlayışının etkisiyle değişmek olarak sayılabilir. Bir kısmı kısa sürede hızlı kilo kaybını amaçlar. Bir kısmı ise uzun sürede kilo kontrolü için diyet uygular. En sık gözden kaçanlar uzun süreli diyet yapanlardır. Beslenme yetersizliklerinin gelişmesi kaçınılmazdır. Özellikle vitamin-mineral eksiklikleri, yeme bozuklukları ve büyüme geriliği çok sık gelişir. Kalsiyum-iyot-çinko-demir ve Vit B12 takviyesi gereklidir.

Ergenler Ne Yapmalı ???

1. Obeziteden korunmalı
2. Mutlaka kahvaltı yapmalı
3. Düzenli egzersiz yapmalı.
4. Günde en az 8 bardak su içmeli.
5. Yağlı ve şekerli yiyeceklerden uzak durmalı (junk-fast food)
6. Hayvansal protein kaynaklarını ihmal etmemeli.
7. Süt ve ürünlerine önem vermeli.
8. Daha az meşrubat içmeli.
9. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve yemeli.
10. Lifli besinleri arttırmalı.
11. Her gün az miktarda ekmek-makarna-patates v.b yemelidir.


<< Geri

 
Çocuk Gastro Hastalıkları
 
 
 
 
Unutulan Besin Ögesi
Bitkilerin, sebze ve meyvelerin mide-bağırsak sistemi salgıları ile sindirilemeyen ve vücutta bir veya daha fazla sayıda fizyolojik...
Bebegim Su içmelisin
Her canlı için su yaşamsal bir besin ögesidir. Çünkü her canlı susuzluğa ancak kısa bir süre dayanır. Ancak insanlar için sadece...
Sağlık için Prebiyotik / Probiyotik
Prebiyotikler, yiyeceklerin emilmeyen ancak konakçının lehine bazı bakterilerin büyümesini ve/veya aktivitesini olumlu etkileyen..
Kemik Sağlığı
Doğumdan 18 yaşına kadar en önemli biyolojik süreç, büyümedir. Kalsiyum bu süreçte elzemdir. Kemikte minerallerin...
   
Ergenlikte Beslenme
Ergenlik yaş grubu çok özel dinamikleri olan çok önemli bir yaş grubudur. Ergenler dünya nüfusunun % 19’unu oluştururlar. Bugün , 10-19 yaşında 1200 milyon çocuk, yarın 1200..
Vitaminler / Mineraller
Amerikan Pediatri Akademisi başlıca iki durumda rutin vitamin kullanılmasını önermektedir. Yeni doğan bebeğin Vit K ihtiyacının...
   
Kahvalti etmek neden önemlidir?
Kahvalti, günün erken saatlerinde gerçeklestirilen ve kendine özgü besinler tüketilen ilk ögündür. Kahvaltida yenilen besinler toplumlara göre ...
Beslenme ve Okul Başarısı
Çocuklarımızı nasıl beslersek okul başarıları artar ? Çocuklarımızdan her zaman, her alanda başarı bekliyoruz. Önce kreste başlıyor...

 
Güncel Makaleler
KİTAPLAR