İştahsız Çocuk

BELLERİ BÜKÜLMESİN: KEMİK SAĞLIĞI

Kalsiyum

Kalsiyum- Büyüme ve Beslenme:

Doğumdan 18 yaşına kadar en önemli biyolojik süreç, büyümedir. Kalsiyum bu süreçte elzemdir. Kemikte minerallerin depolanması (kemik mineralizasyonu) çok önemli oranda ergenlik sürecinde gerçekleşir. Anne sütü ve biberon mamaları kalsiyumdan zengindir. Çocuk büyüdükçe kalsiyumdan zengin beslenmeye devam etmelidir. Ancak genellikle bu mümkün olmaz. Süt ve süt ürünleri tüketimi azalır. Süt ve süt ürünleri bilinen en zengin kalsiyum kaynağıdır. Bazı sebzelerde de kalsiyum olsa da hem çocukların sebze tüketimleri çok sınırlı ve yetersizdir; hem de normal sebze tüketimi ile alınabilecek kalsiyum miktarı sınırlıdır.

Yetersiz Kalsiyum Tüketimi Çok Yaygındır: Dünya çapında yapılan araştırmalar tüm dünyada kalsiyum alımının (kalsiyumdan zengin besin tüketiminin) yetersiz olduğunu ortaya koymuştur. Bu hem çocuk beslenmesi için hem de ergen ve erişkin beslenmesi ile ilgili araştırmalarda belirlenen bir bilimsel gerçektir. Bu konuda toplum bilincini artırmak, bilgilendirmek çok gereklidir. Yağlı yiyeceklerin sağlık açısından zararları konusunda toplum bilinci arttıkça kalsiyum alımı da azalmaktadır. Anne-babalar çocuklarına yağsız süt veye süt ürünü kullanmak yerine mevcut yağlı ürünleri daha az vermektedirler. Bu yanlış bir uygulamadır. Erişkin yaşlarda da durum farklı değildir. Yapılan çalışmalar ortalama kalsiyum alımının erkeklerde 871 - 1,266 mg/gün; kadınlarda ise 748 - 968 mg/gün olduğunu göstermiştir. En yetersiz kalsiyum alanlar, yaşları 9-13 ve 14-18 arasında değişen kızlar; yaşları 51-70 arasında değişen kadınlar; ve 70 yaşından sonra hem erkek hem kadınlardır.



Önerilen Günlük Kalsiyum Miktarı (mg/gün)
Yaş
Erkek
Kadın
Hamile
Emziren Anne
0-6 ay
200
   
7-12 ay
260
260
   
1-3 yaş
700
700
   
4-8 yaş
1000
1000
   
9-13 yaş
1300
1300
   
14-18 yaş
1300
1300
1300
1300
19-50 yaş
1000
1000
1000
1000
51-70 yaş
1000
1200
   
>71 yaş
1200
1200
   


Kalsiyum Alımının Yetersiz Olduğu Özel Durumlar: KIMLER KALSIYUM EKSIKLIĞI RISKI ALTINDADIR?

Laktoz entoleransı:

Laktoz entoleransı erken çocukluk yaşlarından itibaren görülebilir. Sıklıkla erişkin tipi laktoz entoleransı görülür. Belirtiler bireysel farklılıklar gösterir. Kimi hiç süt ve süt ürünü tüketemezken kimi de az miktarda (12gr laktoz - 240cc süt) tüketebilir. Fermente süt ürünleri daha kolay tolere edilir. Laktoz entoleransı olanların kalsiyum takviyesi alması kaçınılmazdır.

İnek sütü allerjisi:

Süt allerjisi çocuklarda sık görülür. Tedavide önerilen süt ve süt ürünlerinden ve içinde süt bulunan besinlerden uzak durulmasıdır. Bu nedenle kalsiyum takviyesi gereklidir.

Yeme bozuklukları:

Anoreksiya ve bulimya nervozada beslenme ileri derecede bozulur. Mutlaka kalsiyum ve vitamin takviyesi almaları gerekir.

Kemik kırıkları:

Çocuklarda düşme ve çarpmalara bağlı olarak kemik kırılmaları sıktır. Hareketsizlik, kalsiyum kaybını arttırır. Kalsiyumdan zengin beslenme ve kalsiyum takviyesi önerilir.

Obezite:

Günümüzde dört çocuktan biri obezdir. Obez çocuklarda kemik mineral yoğunluğunda azalma (osteopeni) çok sıktır. Bu nedenle ön kol kırıkları daha sık olmak üzere kemik kırılmaları çok sık görülür. Yağsız süt ve süt ürünleri ile beslenmeleri desteklenmeli ve kalsiyum takviyesi yapılmalıdır.

İştahsız çocuklar:

Önemli bir kısmı yeterli süt ve süt ürünü tüketemezler. Kalsiyum takviyesi ihmal edilmemelidir.

Yemek seçen çocuklar:

Özellikle bazı besin gruplarını tercih ettikleri için yetersiz kalsiyum alımları çok yaygındır. Genellikle de süt ve süt ürünlerinde çok seçicidirler.

Çok meşrubat içen çocuklar:

Kalsiyum alımları da idrarla kalsiyum atılımları da fazladır. Süt içmeye özendirilmeli, kalsiyum takviyesi yapılmalıdır.

Diyet yapanlar:

Özellikle hekim kontrolünde gerçekleşmeyen uygulamalarda, bilinçsiz diyetlerde kalsiyum alımı belirgin derecede yetersizdir. Uzun süren diyet uygulamaları sonucunda osteopeni sıklıkla ortaya çıkmaktadır.

Vejeteryanlar:

Özellikle süt ve ve süt ürünlerinden de uzak duranlarda risk çok belirgindir.

Menopoz sonrası kadınlar:

Östrojenin kemik ve kalsiyum metabolizması üzerindeki etkisi kalkınca kemik kayıpları artar. Bağırsaklardan kalsiyum emilim oranı azalır. Günlük kalsiyum ihtiyacı artar. Mutlaka kalsiyum takviyesi ile desteklenmelidirler.

Kalsiyum Kaynakları Nelerdir?

Bilinen en zengin kalsiyum kaynağı süttür. Kalsiyumdan zengin diğer besinlerde kalsiyum, süt ve süt ürünleri ile mukayese edildiğinde çok düşüktür.


Besin
Kalsiyum(mg)
Çedar peynir, 30 gr
204
Süt, yağsız, 200 cc
251
Süt, az yağlı(%2 yağ), 200 cc
247
Süt, tam yağlı, 200 cc
242
Ispanak, pişmiş,  yarım kâse 
120
Marul, çiğ, 1 kâse 
90
Dondurma, yarım kâse
85
Lahana, çiğ, 1 kâse
74
Brokoli, çiğ, yarım kâse
21
Krem Peynir, 1 çorba kaşığı
12


Kalsiyum Alımını Olumsuz Etkileyen Faktörler Nelerdir?: Kalsiyum alımını olumsuz etkileyen faktörler arasında sık sık diyet yapma, yetersiz ve dengesiz beslenme, çok kafein içeren içeceklerden tüketme, çok meşrubat içmek, çok alkol içmek ve yetersiz vitamin D almak sayılabilir. Her yaşta günde 400 unite vitamin D alınması ihmal edilmemelidir.

Kalsiyum emilimi:

- Ağızdan alınan kalsiyumun hepsi emilmez.
- Yiyeceklerdeki kalsiyumun yaklaşık 30%u emilir. Bu oran da yenilen besine göre değişir.
- Bir defada alınan kalsiyum miktarı artarsa emilim oranı düşer.
- Net kalsiyum emilimi bebek ve küçük çocuklarda % 60 gibi yüksek bir orandadır.
- Emilim yaşla birlikte azalır.
- Erişkinlerde ağızdan alınan kalsiyumun %15-20'si emilir. Günlük ihtiyaç 50 yaşından sonra bu nedenle biraz daha artar.
- Alınan Vitamin D miktarı kasiyum emilimini etkiler.
- Besinlerde bulunan fitik asit ve okzalik asit (doğal olarak sebzelerde bulunur) kalsiyumu bağlayarak emilimini azaltır. Ispanak, patates, yeşil sebzeler, fasülye cinsi sebzeler okzalik asitten zengindir. Fitik asitten zengin olan besinler ise lif içerenlerdir. Tahıllar, baklagiller ve soyadır. Bunlardaki kalsiyumun emilimi değişkenlik gösterir. Diyetteki besin çeşitliliği bu olumsuzlukları önler. Çok çeşitli besin alanlarda bu etkileşimler önemli olmaz.

Kalsiyum atılımı:

Emilen kalsiyumun bir kısmı idrarla, dışkıyla ve terle atılır. Bunu etkileyen faktörler aşağıda özetlenmiştir.
- Yüksek oranda tuz ve protein alımı kalsiyum atılımını arttırır.
- Kafeinli içecekler kalsiyumun emilimini azaltır, atılımını arttırır. Bir fincan kahve 2-3 mg kalsiyum atılmasına neden olur. Günde bir fincan kahve veya iki fincan çay tüketiminin olumsuz etkisi olmadığı gösterilmiştir.
- Alkol alımı kalsiyum emilimini olumsuz etkiler. Karaciğerde aktif Vit D sentezinden sorumlu olan enzimleri inhibe ederek olumsuz etki yapar.
- Meyve sebze tüketimi, idrarla kalsiyum atılımını azaltır.

Kalsiyum eksikliği:

Kısa vadede belirti ve bulgu vermez. Kan kalsiyum düzeyi çok hassas olarak kontrol altında tutulur. Uzun vadede kalsiyum eksikliği osteopeniye yol açar. Daha sonra osteoporoz gelişir. Kemik kırıkları riski çok artar.

Kalsiyum takviyesi ve ilaç etkileşimi:

Sürekli ilaç kullananlar hekimlerine danışmalıdırlar.

Kemik Sağlığı Kemik Sağlığı:

Tüm çocukluk ve ergenlik döneminde kemik kitlesi, kemik boyutları ve kemik mineral yoğunluğu artar. Kemik mineral yoğunluğunun erişilebilecek en üst düzeyine 30 yaşında ulaşılır. Bu kemik mineral yoğunluğu insanoğlunun "kemik bankası"dır. Kemik bankası (kemikte mineral yoğunluğu)30 yaşına kadar arttırılabilir. Ancak 30 yaşından sonra artık kemikte mineral birikimi (kemik mineralizasyonu) durur. Engel olunamayan, önlemeyen kemik kayıbı başlar. Kemik kayıbı, kemik mineral yoğunluğunun azalmasıdır. Önce az miktarda iken yaşla kaybedilen kemik kaybı hızlanır ve artar. Kemik bankası ne kadar yeterli ise, osteoporoz gelişme riski de o kadar az olur.

30 yaşına kadar kemik mineral yoğunluğunun arttırılması amacıyla, 30 yaşından sonra ise günlük kalsiyum başta olmak üzere mineral ihtiyacımızın karşılaması amacıyla herkes tüm yaşam boyunca yeterli miktarda kalsiyum almak zorundadır. 30 yaşından sonra diyetle günlük kalsiyum ihtiyacımızı karşılayamayacak olursak bu, kemik bankasından çekilir ve kemikte mineral yoğunluğu azalır.

Ostoporoz

Osteoporoz Nedir?:

Sözcük anlamına göre "osteoporosis"(osteoporoz), porlu, gözenekli kemik demektir. Tıpta ise osteoporosis, kemik kırılma riskinin çok arttığı bir kemik hastalığıdır. Osteoporoz kemik kitlesinde azalma ile seyreden yapısal bir kemik hastalığıdır. Kemiğin yapısı bozulur ve kemik gözenekli hale gelir. Bu nedenle de dayanıksızdır ve kolay kırılır. Yetersiz kalsiyum alımı, en önemli nedenidir.

Osteporoz özellikle kadınların hastalığıdır. Erkeklerde de görülmesine rağmen % 80 kadınlarda görülür. 70 yaşına kadar osteoporoz açısından kadınlar daha risklidir. 70 yaşından sonra bu risk eşitlenir. Bir kısmında da osteopeni gelişir. Osteopeni osteoporoz öncesindeki durumdur. Özellikle kalça, omurlar, el bileği, kalça kemikleri ve kaburgalarda kemik kırıkların neden olur. Kalsiyum ve vit D takviyesi süreci geciktirir ve önler.

Kemik dokusundan mineral kaybı, kemik mineral yoğunluğunun azalması kısaca kemik kaybı, normal yaşlanma sürecinin vazgeçilmez sonucudur. Özellikle de menopoz sonrasında östrojen düzeyi azalınca kemik kaybı da hızlanır ve kaçınılmaz olur.

Osteoporoz için çocuklukta ne yapılabilir? Ortaya çıkışı 50 yaş sonrasına denk gelse de önlemek için yapılabilecekler çocukluk ve özellikle de ergenlik yaş grubundadır. Nedeni de erişilebilecek maksimum kemik kitlesine ergenlik döneminde büyük ölçüde ulaşılmasıdır. Edinilen maksimum kemik kitlesine etkili faktörler 1. Genetik (% 60-80) 2. Çevresel faktörler (% 20-40) olarak gruplandırılır. Genetik faktörler değiştirilemezler. Ancak çevresel faktörler (en önemlileri beslenme-kalsiyum alımı ve spordur ) değiştirilebilir. Osteoporozdan korunmak için yapılabilecekler de bu grup içindedir. Kemik kitlesinin büyük kısmı ilk 20 yıl içinde kazanılır. Anne karnında başlayan dönemden itibaren ergenliğe kadar yavaş ve düzenli artış ile ergenlikte kemik kitlesinin % 60'ına ulaşılır. 30 y. kadar kemik yoğunluğunda hafif artış devam eder. 30 yaşından sonra engel olunamayan kemik kaybı başlar. 11-24 yaş grubunda 1200-1500 mg kalsiyum / gün alınması önerilmektedir. Genetik olarak belirlenmiş maksimum kemik kitlesine ulaşılması için gereken kalsiyum alımı ile diyetle alınan kalsiyum arasında belirgin fark vardır. Kalsiyum takviyesi bu nedenle çok önemlidir. Özellikle kızlarda 10-17 yaş grubunda kalsiyum alımı azalır. Kızlar günde ortalama 780-820 mg, erkekler ise günde ortalama 800-920 mg kalsiyum alırlar. Yapılan çalışmalar süt ve süt ürünleri tüketenlerde kemik mineral yoğunluğunun daha yüksek olduğunu göstermektedir. Kalsiyum takviyesi kullanılması ihmal edilmemelidir. Yine araştırmalar menopoz sonrasında kemik kaybının ergenlikte kalsiyum alımı az olanlarda daha fazla olduğunu göstermiştir. Ergenlik yaş grubunda artan meşrubat tüketimi de kalsiyum alımı üzerinde olumsuz etki yapar. Ayrıca kafeinli içeceklerin kalsiyum atılımını arttırması nedeniyle de negatif kalsiyum dengesi gelişir. Benzer şekilde ergenlikte azalan meyve-sebze tüketimi de kemik sağlığını olumsuz etkiler. Araştırmalar günde üç porsiyondan az sebze-meyve tüketenlerde idrarla kalsiyum atılımının fazla olduğunu göstermektedir. Tüm çocukluk yaş grubu süresince çocuğumuzun ihtiyacı olan kalsiyumu aldığından emin olmamız gerekir. Bu özellikle süt ve süt ürünü tüketimi sınırlı çocuklarda ciddi sorun olabilmektedir. Bu durumda kalsiyum takviyesi yapılması mutlaka gereklidir. İhmal edilmemelidir.

Osteporoz İçin Risk Faktörleri Nelerdir?:

Osteoporoz için risk faaktörüleri cinsiyet (kadın olmak), ince yapılı olmak, hareketsiz olmak, 50 yaş üzerinde olmak, sigara içmek, fazla alkol tüketmek, sürekli ve fazla miktarda kafeinli içeçek tüketmek ve aile hikâyesi olarak sıralanabilir.

Osteoporoz Tanısı Nasıl Konur? :

Osteoporoz tanısı "kemik mineral yoğunluğu ölçümü" ile konur. Kemik Mineral Yoğunluğu" -1.0 ile -2.5 arasında ise osteoporoz riskinin yüksek olduğu söylenir. Bu duruma "osteopeni" adı verilir. "Kemik Mineral Yoğunluğu" -2.5'dan daha fazla ise bu da "osteoporoz" olarak adlandırılır.

Osteoporozdan Nasıl Korunulur?:

Osteoporozdan korunmanın yolu, çocukluktan itibaren her yaş grubunda yeterli kalsiyum alımı sağlanmalıdır. Böylelikle en üst düzeyde kemik bankası oluşturulmalıdır. Bu özellikle süt ve süt ürünü tüketimi sınırlı çocuklarda ciddi sorun olabilmektedir. Bu durumda kalsiyum takviyesi yapılması mutlaka gereklidir. İhmal edilmemelidir.



<< Geri

 
Çocuk Gastro Hastalıkları
 
 
 
 
Unutulan Besin Ögesi
Bitkilerin, sebze ve meyvelerin mide-bağırsak sistemi salgıları ile sindirilemeyen ve vücutta bir veya daha fazla sayıda fizyolojik...
Bebegim Su içmelisin
Her canlı için su yaşamsal bir besin ögesidir. Çünkü her canlı susuzluğa ancak kısa bir süre dayanır. Ancak insanlar için sadece...
Sağlık için Prebiyotik / Probiyotik
Prebiyotikler, yiyeceklerin emilmeyen ancak konakçının lehine bazı bakterilerin büyümesini ve/veya aktivitesini olumlu etkileyen..
Kemik Sağlığı
Doğumdan 18 yaşına kadar en önemli biyolojik süreç, büyümedir. Kalsiyum bu süreçte elzemdir. Kemikte minerallerin...
   
Ergenlikte Beslenme
Ergenlik yaş grubu çok özel dinamikleri olan çok önemli bir yaş grubudur. Ergenler dünya nüfusunun % 19’unu oluştururlar. Bugün , 10-19 yaşında 1200 milyon çocuk, yarın 1200..
Vitaminler / Mineraller
Amerikan Pediatri Akademisi başlıca iki durumda rutin vitamin kullanılmasını önermektedir. Yeni doğan bebeğin Vit K ihtiyacının...
   
Kahvalti etmek neden önemlidir?
Kahvalti, günün erken saatlerinde gerçeklestirilen ve kendine özgü besinler tüketilen ilk ögündür. Kahvaltida yenilen besinler toplumlara göre ...
Beslenme ve Okul Başarısı
Çocuklarımızı nasıl beslersek okul başarıları artar ? Çocuklarımızdan her zaman, her alanda başarı bekliyoruz. Önce kreste başlıyor...

 
Güncel Makaleler
KİTAPLAR