İştahsız Çocuk

SAĞLIK İÇİN PREBİYOTİK / PROBİYOTİK

Besin Lifi (Fiber) Nedir?

Bitkilerin, sebze ve meyvelerin mide-bağırsak sistemi salgıları ile sindirilemeyen ve vücutta bir veya daha fazla sayıda fizyolojik etkisi olan bileşenlerine "lif" adı verilir. Avrupa Birliği'nin bu konudaki raporuna göre ("Directive 2008/100/EC"), bir veya daha fazla sayıda fizyolojik etkisi olan karbonhidrat polimerleri (polisakkaritler) de lif olarak kabul edilir. Liflerin önemli bir kısmının prebiyotik etkisi vardır. Prebiyotikler sindirim ve bağışıklık sistemini düzenleyen ve destekleyen probiyotik bakterilerin bağırsakta gelişimini ve yaşamını destekler.

Prebiyotik Nedir?

Prebiyotikler, yiyeceklerin emilmeyen ancak konakçının lehine bazı bakterilerin büyümesini ve/veya aktivitesini olumlu etkileyen yiyecek bileşenleridir. Besin liflerini bir kısmının prebiyotik etkileri vardır. Prebiyotikler sindirilmez, değişmeden kalın bağırsağa kadar gelir orada fermente olurlar. Fermentasyon sonucunda da bağırsakların sağlığı için (kolon hücreleri için enerji kaynağı) gerekli enerji ve kısa zincirli yağ asitleri oluşur. Prebiyotikler ısıya dayanıklıdırlar. Pişirilme sırasında değişime uğramazlar.

Prebiyotik Etkiler Nelerdir?

1.Prebiyotikler, kalın bağırsakta sağlık için gerekli bakterilerin üremesini uyarır ve kolaylaştırırlar.
2.Özellikle kolon mikroflorasında "bifidobacteria"nın hakimiyetini sağlarlar. Bifidobakteri hakimiyeti bağırsak sağlığının adeta göstergesidir.
3.Prebiyotikler, immün sistemin sağlıklı düzenlenmesine olumlu katkı yaparlar.
4.Bifidobakteri hakimiyetinde dışkı kalitesi daha sağlıklı olur. Daha düşün pH, kısa zincirli yağ asitleri üretimi, sıklık, kıvam daha sağlıklı hale gelir. Gastroenterit riski azalır. Alerjik ve atopik tepkiler azalır. Yangısal bağırsak hastalıkları ve irritabl bağırsak sendromu ile de olumlu etkileşimi olduğuna dair yayınlar vardır.
5.Yapılan çalışmalarda özellikle ergenlerde ve menopoz sonrasında kadınlarda kalsiyum emilimini arttırdığı gösterilmiştir. Kalsiyum ihtiyacının en yüksek olduğu dönemler bu iki yaş grubudur. Kemikte kalsiyum birikimi artar. Kemik mineral yoğunluğu artar.
6.Prebiyotiklerin enerji metabolizması üzerinde de olumlu etkileri vardır. Bu etkiler, doyma mekanizmasının düzenlenmesi ve kilo alma ile ilişkilidir. Yapılan çalışmalar bağırsak florası kompozisyonunun özellikle de bifidobakter sayısının vücuttaki metabolik olayların gerçekleşmesinde modülasyon yaptığını göstermektedir. Özellikle sendrom X, obezite ve tip2 diyabette bu durum çalışılmıştır. Br J Nutr. 2010 Aug;104 Suppl 2:S1-63

Bütün Prebiyotikler Besin Lifi midir?

Evet bugün için bilinen prebiyotikler besin lifidir. Ama tüm besin lifleri prebiyotik değildir. Bazı besin liflerinin prebiyotik etkisi yoktur. Prebiyotikler de ince bağırsakta sindirime dayanıklıdır. Kalın bağırsakta fermente olurlar. Glisemik indeksleri düşüktür, az enerji verirler. Dışkı hacmini ve sıklığını arttırırlar. Diyet liflerinin hepsi prebiyotik değildir. Prebiyotik olabilmek için sağlık için gerekli bir veya belirli sayıda bakterinin büyümesini ve/veya aktivitesini arttırmaları, kolonik bakteriler tarafından da fermente olmaları gerekir.

Prebiyotiklerin Faydaları Nelerdir?

Prebiyotiklerin sağlıkla ilgili olumlu etkileri vardır.Aşağıda bazıları sıralanmıştır.

1.Bağırsak boşalmasının düzenli olması: Prebiyotikler kalın bağırsağa sindirilmeden ulaşır. Belirli bakterilerin üremesini artırır. Bu durum bağırsaktaki kitleyi arttırır. Dışkı hacmi artar. Dışkı ağırlığı artar. Dışkı sıklığı da artar. Bu fonksiyon değişiklikleri dışkılamanın daha düzenli olmasını sağlar. Kabızlıkta bile bu etki belirgindir.
2.Kalsiyum Emilimi: Kemik sağlığı için diyetle alınan kalsiyum miktarı çok önemlidir. Kalsiyum alımının ve emiliminin yetersiz olması durumunda kemik kitlesi azalır. Kemik mineralizasyonu azalır. Osteoporoza zemin hazırlanır. Bu nedenle hayat boyunca kalsiyum alımı önemlidir. Alınan kalsiyumun da emilmesi gerekir. Prebiyotikler kalsiyum emilimini arttırır.
3. Kanserden korunma: Prebiyotikler kalın bağırsakta fermente olur. Kısa zincirli yağ asitleri, bazı organik asitler (asetik asit, propionik asit, bütirik asit) oluşur. Bağırsakta bunların artmış olmasının bazı kanserlerin gelişmesini önlediği öne sürülmüştür.
4.Diyabet: Prebiyotikler ince bağırsakta sindirilip emilmedikleri için kan glikoz düzeyi değişmez, diyabetikler tarafından da kullanılabilirler. Diyet lifi besinlerin emilim hızını yavaşlatır, bu nedenle pankreastan insülin salınımı gecikir. Bu da kan düzeyindeki değişimin hafif seyretmesine neden olur.
5.Bağırsaktaki kısa zincirli yağ asitlerini artması immün fonksiyonları olumlu etkiler. Ayrıca lipid ve kolesterol metabolizması da olumlu etkilenir.

Sinbiyotik Nedir?

Bileşiminde probiyotik bakterileri ve prebiyotik lifi birlikte bulunduran ürünlere (besin veya besin takviyesi) sinbiyotik adı verilir.

Probiyotik Nedir?

1965'de "bir mikroorganizma tarafından salgılanan ve diğer bir mikroorganizmanın üremesini uyaran, kolaylaştıran madde" olarak tanımlanan probiyotikler yıllar içinde gerçekleşen bilimsel çalışmalar sonucunda önce "bağırsaktaki mikrobiyal dengeye katkıda bulunan organizmalar veya maddeler" ve daha sonra da "sağlığa katkıda bulunan canlı mikrobiyal besin içeriği" olarak tanımlanmıştır.Ancak son zamanlarda gerçekleştirilen bazı hayvan deneylerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda, canlı olmayan bakteriler ve hatta sadece bakteri DNA'sı ile de bazı probiyotik etkiler elde etmek mümkündür. Bu nedenle tanım günümüzde biraz daha farklılaşmıştır. Konakçının sağlığına ve iyilik haline olumlu katkıda bulunan canlı mikroplar veya mikrop hücrelerinin bazı bileşenlerinden bahis edilmektedir.

Lifin Mide-Bağırsak Sisteminde Etkileri Nelerdir?

Lifler tıbbi olarak suda eriyebilirliklerine göre sınıflandırılırlar. Suda eriyebilen lifler, bağırsaklarda ilerlerken çok miktarda su çekip jöleleşerek dışkının daha yumuşak ve hacimli hale gelmesine neden olurlar. Suda erimeyen lifler ise, kalın bağırsağın son kısımlarında ilerlerken su çekerek sünger benzeri etki ile yumuşak kitle oluşturarak dışkının yumuşamasını sağlarlar. Lif etkisiyle yumuşayan ve hacmi artan dışkının bağırsaklarda ilerlemesi kolaylaşır, daha hızlı ilerler, bağırsaklardan geçiş süresi kısalır. Besinlerin sindirildikten sonra kalın bağırsaklardan geçerek dışkı olarak atılması için geçen süre genellikle üç gündür. Lif tüketiminin attırılması bağırsaklardan geçiş süresini kısaltır, kabızlık gelişimine engel olur. Kabızlığın önlemesinde ve tedavisinde benzer şekilde bağırsak alışkanlıklarının (dışkılamanın) düzenli olmasında en sık önerilen, liften zengin beslenmedir. Lifler, kolondaki mikroflora bakterileri tarafından fermente olurlar. Açığa çıkan kısa zincirli yağ asitleri bağırsakların beslenmesi ve sağlığı için önemlidirler.

Günlük Lif İhtiyacı Nedir?

Normal diyette lif kaynağı sebze, meyve, tahıl ve baklagillerdir. Çocuk ve erişkinlerin günlük lif ihtiyaçlarının ancak yarısını normal beslenmeleri aldıkları gösterilmiştir. Bu nedenle günlük ihtiyacın çok altında lif tüketildiği kabul edilir. Bu durumda lifin gıda takviyesi olarak alınması önerilir. Ortalama erişkin diyeti günde 14 - 15 gr lif içerir. Günlük lif ihtiyacı ve önerilen miktarlar ise bunun çok üstündedir.

Günlük Lif İhtiyacı
Yaş(Yıl)
Lif (gr)
Erkek
Kadın
1-3
19
19
4-8
25
25
9-13
31
26
14-18
38
26
19-50
38
25
51+
30
21


Kabızlıkta Neden Lif Önerilir?

Kabızlık tedavisinde lif kullanımı hekimler tarafından uzun yıllardan bu yana önerilmektedir. Lifin kabızlıkta öne çıkan etkileri dışkı hacmini, dışkı kıvamını ve kalın bağırsak hareketlerini arttırmasıdır. Ancak çalışmalar, lifin kabızlığın tedavisindeki olumlu etkisinin, lif ve kalın bağırsaktaki yerleşik mikroplar (mikroflora) arasındaki etkileşime bağlı olduğunu, bu etkileşimin önemli rol oynadığını göstermektedir.

Mikroflora Nedir?

Bağırsaklarda değişik bakteriler bulunur. En fazla hastalık etkeni olmayan bakteriler bulunur. Bu bakteriler canlının immün sistemi ile barış içinde yaşarlar. Bağırsakta bulunan bir diğer grup bakteri ise normal koşullarda sindirim sisteminin immün sistemi tarafından iyi kontrol altında tutulurlar. Fırsatçı mikroorganizmalardır. En az miktarda da hastalık etkeni olabilen bakteriler vardır. Değişik nedenlerle yoğunlukları artarsa hastalığa neden olurlar. Bu üç grup arasında daima canlı lehine bir denge kurulmalı ve bu devam ettirilebilmelidir. Bu da bağısaktaki immün sistemin gelişmesi ile mümkün olur. Mikroflora ve immün sistemin evrimsel olarak gelişimi yeryüzündeki ilk ekosistem olarak bilinir.

Mikroflora Değişir mi?

Kalın bağırsaktaki mikroflora,

1.Diyet
2.Canlı bakteriler
3.Emilmeyen karbonhidratlar(probiyotikler) ile değiştirilebilir. Erişkinlerde daha stabildir. Çocukluk yaş grubunda en uygun ve sağlıklı şekilde gelişirse, erişkin yaş grubunda sağlık üzerindeki olumlu etkileri alınabilir. Bu nedenle bağırsakta mikroflora gelişim süreci önemlidir.

İntestinal Kolonizasyon Nedir?

Kolonizasyon süreci, anne karnındaki bebeğe (fetüse) ait zarların yırtılmasından sonra bebek doğum kanalında ilerlerken başlar. Mikroflora gelişim sürecinde iki kritik dönem vardır.

1. Doğumdan sonraki ilk günler
2. Sütten kesme "weaning" süreci. İlk aylarda bebeğin beslenmesinde kullanılan ürün, bakteri ve bakteri metabolizması üzerinde çok etkilidir. Anne sütüyle beslenen bebeklerde Bifidobakter ve Laktobasillus hakimdir. Biberon maması ile beslenenlerde ise Bakteroid, Clostridia, ve Enterobakter egemenliği söz konusudur. Biberon maması üreticileri anne sütüne benzerlik iddialarını sürdürmek için "bifidobakter dominant intestinal flora"nın temini için çalışmaktadırlar.

Lifin Kalın Bağırsakta Etkisi Nedir?

Lif ve lif takviyelerinin kalın bağırsak mikroflorası üzerindeki olumlu etkisi, mikroflora ve konakçı etkileşimleri kabızlıkta oldukça iyi çalışılmıştır. Lifin kalın bağırsak mikroflorasını değiştirdiği ortaya konmuştur. Lif bağırsakta probiyotik bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırır. Yapılan çalışmalarda kabızlığı olan çocukların kalın bağırsağında "clostridia" ve "bifidobacteria"nın arttığı; erişkinlerde ise "lactobacilli" ve "bifidobacteria"nın azaldığı belirlenmiştir.

Anne Sütünde Prebiyotik Var mıdır?

Anne sütündeki oligosakkarit yapısında maddeler bulunur. Bunlar prebiyotiklerin en tipik örnekleridir. Anne sütündeki prebiyotikler, anne sütü ile beslenen bebeklerde "bifidobacteria" ile "lactobacillus" ağırlıklı kolon mikroflorasının oluşmasını sağlarlar. Sadece anne sütü ile beslenenlerdeki bu kalın bağırsak mikroflorası, aynı zamanda anne sütünün immünolojik özellikleri başta olmak üzere diğer bazı özelliklerinin de nedenini oluştururlar.

<< Geri

 
Çocuk Gastro Hastalıkları
 
 
 
 
Unutulan Besin Ögesi
Bitkilerin, sebze ve meyvelerin mide-bağırsak sistemi salgıları ile sindirilemeyen ve vücutta bir veya daha fazla sayıda fizyolojik...
Bebegim Su içmelisin
Her canlı için su yaşamsal bir besin ögesidir. Çünkü her canlı susuzluğa ancak kısa bir süre dayanır. Ancak insanlar için sadece...
Sağlık için Prebiyotik / Probiyotik
Prebiyotikler, yiyeceklerin emilmeyen ancak konakçının lehine bazı bakterilerin büyümesini ve/veya aktivitesini olumlu etkileyen..
Kemik Sağlığı
Doğumdan 18 yaşına kadar en önemli biyolojik süreç, büyümedir. Kalsiyum bu süreçte elzemdir. Kemikte minerallerin...
   
Ergenlikte Beslenme
Ergenlik yaş grubu çok özel dinamikleri olan çok önemli bir yaş grubudur. Ergenler dünya nüfusunun % 19’unu oluştururlar. Bugün , 10-19 yaşında 1200 milyon çocuk, yarın 1200..
Vitaminler / Mineraller
Amerikan Pediatri Akademisi başlıca iki durumda rutin vitamin kullanılmasını önermektedir. Yeni doğan bebeğin Vit K ihtiyacının...
   
Kahvalti etmek neden önemlidir?
Kahvalti, günün erken saatlerinde gerçeklestirilen ve kendine özgü besinler tüketilen ilk ögündür. Kahvaltida yenilen besinler toplumlara göre ...
Beslenme ve Okul Başarısı
Çocuklarımızı nasıl beslersek okul başarıları artar ? Çocuklarımızdan her zaman, her alanda başarı bekliyoruz. Önce kreste başlıyor...

 
Güncel Makaleler
KİTAPLAR